Site icon Tahsin Bey

16 yaşında twitter kullansaydım ne olurdu?

16 yaşında twitter kullansaydım ne olurdu?

16 yaşında twitter kullansaydım ne olurdu?

Bugün X’te biraz dolaşırken aklıma saçma ama bir o kadar da ciddi bir soru geldi: 16 yaşında Twitter kullanmaya bugün başlasaydım ne olurdu?

Cevabını gerçekten bilmiyorum.

Benim internetle tanıştığım dönemle bugünün interneti arasında dağlar kadar fark var. O zamanlar sosyal medya biraz daha “internette takılmak” gibiydi. Bir şeyler yazıyorduk, birbirimizi takip ediyorduk, saçma sapan muhabbetler dönüyordu. Bugün ise sosyal medya hayatın kendisinin küçük bir kopyası gibi. İnsanlar ne düşündüğünü değil, ne düşündüğünün nasıl görüneceğini de hesaplıyor.

16 yaşında Twitter kullanan ben

16 yaşındaki halimi bugünkü X’in içine bıraksam muhtemelen ilk birkaç ay eğlenirdim.

Bir süre sonra muhtemelen bir konuda taraf olurdum. Haklı olduğumu düşünür, işi hiç tanımadığım insanlarla kavga etmeye kadar götürürdüm. Bir bakmışım, neden kavga ettiğimi bile anlamadan kavganın içerisindeyim.

Asıl korkutucu tarafı bu zaten.

Ben Twitter kullanmaya başladığımda internette yazdığım şeylerin yıllar sonra karşıma çıkacağını pek düşünmüyordum. Zaten o yaşlarda insanın “beş yıl sonra ben bunu görünce ne düşüneceğim?” diye düşünmesi biraz fazla iyimserlik olur. O an komik geliyorsa yazıyorsun, o kadar.

Şimdi ise 16 yaşındaki birinin attığı bir tweet’in yıllar sonra önüne konulabileceğini biliyoruz. Daha kötüsü, sadece yazdıklarının değil, kim olduğunun da internet üzerinde bir arşivi oluşuyor.

Bugün 16 yaşındaki biri bir şey yazıyor.

Birileri beğeniyorken birileri ekran görüntüsü alıyor, dalga geçiyor, başka birileri karşı çıkıyor.

Algoritma “bu çocuk biraz daha sinirlensin” diyerek önüne aynı şeyin 48 farklı versiyonunu koyuyor.

Sonra çocuk ertesi gün yine aynı uygulamayı açıyor.

Benim 16 yaşındaki halime bunu versen muhtemelen bağımlı olurdum.

Çünkü o yaşta insanın söyleyecek çok şeyi var ama ne söylemesi gerektiği konusunda pek fikri yok. Birileri seni dinlesin istiyorsun. Bir grubun parçası olmak istiyorsun. Bir konuda bilgili görünmek istiyorsun. Beğenilmek istiyorsun. Bazen sadece canın sıkılıyor.

Twitter bunların tamamına aynı anda hizmet ediyor.

Üstelik bugün sosyal medyada sadece arkadaşların yok. Gazeteciler var, sanatçılar var, politikacılar var, hiç tanımadığın insanlar var, milyonlarca takipçisi olan insanlar var. Hepsinin aynı timeline içerisinde yan yana durması başlı başına garip bir şey.

16 yaşında bunu ayırt etmek de kolay değil.

Bir insanın çok takipçisinin olması onun söylediklerini doğru yapmıyor. Ama bunu öğrenmek için biraz yaşamak gerekiyor. Ben de öğrenmişimdir muhtemelen, hâlâ öğreniyorumdur hatta.

Bugünün internetinde 16 yaşında olmak

Belki de mesele çocukların sosyal medyaya girmesi değil.

Biz çocukken internete biraz daha boş bir internet denk geldi.

Her şeyin algoritması yoktu demiyorum. Elbette vardı. Ama bugün olduğu kadar hayatımızın tamamına nüfuz etmiş değildi. İnternetten çıkıp gerçek hayata dönebiliyorduk. Şimdi gerçek hayatın kendisi de biraz internetin devamı gibi.

16 yaşındaki ben bugün Twitter kullansaydım muhtemelen çok daha fazla şey görürdüm.

Ama gerçekten daha fazla şey bilir miydim?

Sanmıyorum.

Belki sadece daha fazla şey hakkında fikir sahibi olduğumu sanardım.

Bence aradaki fark önemli.

Bir insanın aynı gün içerisinde ekonomi, savaş, futbol, yapay zekâ, ilişki tavsiyesi, siyaset, teknoloji ve başka birinin kahvaltısı hakkında fikir sahibi olması normal değil. Benim beynim bunların hiçbirini sindiremez.

Ama timeline sindiriyor.

Hem de hiç durmadan.

Sonra insan bir süre sonra herkesin çok önemli bir şey söylediğini düşünüyor. Her tartışmaya dahil olmak, her gündemi takip etmek, her konuda bir pozisyon almak gerekiyor gibi hissediyor.

Benim bugünkü halim bile zaman zaman bundan kaçmakta zorlanıyor.

Peki ben ne yapardım?

16 yaşındaki halim ne yapardı bilmiyorum.

Muhtemelen kaçamazdı.

Belki de bu yüzden bugün 16 yaşında Twitter kullanan birini görünce kızmaktan çok biraz üzülüyorum. Çünkü o çocuk benim yıllar önceki halimden çok farklı bir internetin içerisinde büyüyor.

Ve muhtemelen o da benim gibi, birkaç yıl sonra dönüp kendi eski tweetlerine bakıp:

“Ben bunu niye yazmışım amk?”

diyecek.

Tek fark, benim eski tweetlerimin çoğu artık internetin karanlıklarında bir yerlerde kaybolmuş olabilir.

Onunki kaybolmayabilir.

Görüşürüz.

Exit mobile version