Site icon Tahsin Bey

Benden bana 1:30 – 3:30 nöbeti

Peşin peşin söylemek istiyorum, “6 ay ne ki” diyecek ziyaretçim gelmişse eğer sekmeyi kapatabilir, zira henüz ilk paragraftan küfredeyim istemiyorum. Kapatmayanlar hoşgelmiş, ben de hoşgelmişimdir umarım.

Hoşgelip gelmediğimi henüz bilemiyorum çünkü pek gitmiş gibi değilim, gelmiş gibi de sayılmam arafta bi’ dinlenme tesisinde sigara içiyorumdur muhtemelen. Gitmeden evvel diklendim, 6 ay kafa dinleyeyim istiyorum dedim, acemi birliğinde bile İzmir’den yine kurtulamadım diye salvolar attım burada, o söylediklerimin hepsinin çıktısını alıp karşıma çıkıp tek tek yedirebilirsiniz, zorluk çıkartmam. Evime 15 dakika uzaklıkta diye geç gitsem olur gözüyle baktığım acemi birliğimde evrak işleri yetişmedi diye kot pantolon kot ceketle uyudum o soğukta, çarşamba gecesi. Ertesi sabah evraktı, kamuflajdı işleriyle boğuşurken yüzükle ehliyeti kaybettim, akşamına babamla oturduk bu askerliği bu noktada bedelliye dönüştürebiliyor muyuzu konuştuk babamın teklifiydi, o işler öyle olmuyormuş. O yüzden dereyi görmeden paçanıza sövmeyin.

16 günlük acemi askerliğimde tören adım yürüyüş kararı saymaktan ayak tabanında yeni bir organ çıkartmak gibi becerisi var bu askeriyenin. Botu ne kadar ezsen de vuruyor o topuğa usta birliğine geçene kadar. Her sabah önümde bayılan bir adamla 200 kişi aynı konteynır içinde tıraş olmak, haftada 2 defa olmak üzere soyunması yıkanması giyinmesi toplamda 15 dakika(o iki duşun toplamı bu) duş almak, her akşam bölüğün önüne ambulans gelmesi gibi enteresan durumlar yaşandıysa da silinmeye yüz tutmuş hafızamda, rafların üzerine üfleye üfleye getirdim bu satırları.

Asıl curcuna usta birliğindeymiş, o da yine şansıma tüm akrabalarımın tam ortasına, Ankara / Sincan’a çıktı. Acemi birliğinden badim Zafer’le aynı birliğe denk gelmişiz, o önce teslim olmuş arayıp bilgi alayım istedim, öve öve bitiremedi. Nizamiyeden içeriye girdim kapıda Land Rover, usta askerler valizime sarılmış, bölüğe doğru gidiyoruz araç komutanı yine usta asker müzik açmış dinliyoruz. Koğuşa girdim adam valizimi boşaltıp kendi elleriyle yerleştiriyor dolaba. Bölük komutanına Yönetim Bilişim Sistemleri-Terk olduğum bilgisi yerine Elektronik Haberleşme mezunu olduğum bilgisi gittiğinden muhabere kısım komutanı başçavuşa yaver/haberci ilan ettiler beni. İleri düzey Excel sertifikamdan, bilgisayar bilgimden bahsetmiş olmam da kurtarmadı kablo işlerinden, en sonunda kısım komutanının köpeğinin bokuna basıp tüm tabur binasını tam da albayın denetlemeye geldiği saat içerisinde bok kokuttum da kovdu beni yanından. Her şeyin en kötüsüne hazırlamıştım kendimi, bunu bir önceki yazımda da söylemiştim, tuvalet de temizledim, izmarit de topladım, belki haddinden fazla çök-kalk yaptım, gece eğitimi de gördüm, nöbet de tuttum, yerde de süründüm, istikamet de yedim, Land da sürdüm, o kısım komutanı sayesinde yemekhaneye de gittim, bulaşık da yıkadım. Finalinde tabur komutanına haberci ilan edildim. Tüm kıdemsizliğim, alt devreliğim boyunca verdiğim 7 kiloyu haberci olduktan sonra geri aldım, nasıl? Bence harika amk.

Mart sonuna doğru keyifler yerine geliyor derken korona haberleri yeni yeni çıkmaya başlamıştı, “lan çarşıyı da kilitlerler şindiha” diye düşünürken kasım celbinin askerliğini uzattılar. Haklı olarak söylenmeler başladı, sen mahkumlara af çıkar evlerine dönsünler korona dinlemeyip, terhisi gelmiş askerini 1 ay daha tut. Yani söylentiler bu şekildeydi, evet, söylentiler bu şekildeydi. Askerliğin uzamasıyla ilgili o videoları kim çekti, şuan ne durumdalar gerçekten merak ediyorum, bi’ video için vatan haini ilan edilmeseler bari.

Bir de twitterda yeni gündem olan şu video var. Askere eziyet eden bi’ üst devre, klasik. Muhtemelen her asker denk gelmiştir böyle muameleye. Videoya alınması gündem yaratmış sadece. Bizi de ekmeğe suya muhtaç edeceğini söyleyen bi’ üst devre vardı, terhis olurken helallik alamadı kimseden valizini tek başına taşıdı. Durum şu, komutanlar, askerlerle kendileri uğraşmak istemediklerinden devrecilik/sıracılık uygulatıp hiyerarşiyi diri tutmaya çabalıyorlar. Muhtemelen bu video yüzünden sabah bi’ tabur içtiması alıp arama yapıp önce tüm telefonları toplarlar, sonra videodaki çocukları tespit edip mahkemeye çıkartırlar. Bir sonraki ay böyle bir video daha başka bir üst devreden görürüz. Yapılan kesinlikle doğru değil, sivil hayatında bi’ boku becerememiş herifler askere senden benden daha erken geldi diye egosunu üzerine yığmaya çalışıyor. Sesin iki yükselse tüm askerliğin rahat geçiyor ama, bunu da yaşadık.

Peki bunca marazın insana gerçekten katkısı var mı? Farkında olmadan karakterini değiştiriyor insanın, tahammül seviyesiyle oynuyor, selam vermeyeceğini düşündüğün adamlarla zoraki olarak aynı masayı, aynı ranzayı paylaşıyorsun, paylaşabildiğin düşüncelerin olduğunu çok sonra farkediyorsun. Aynı gece 9 defa üzerimi örtmüş bi’ adam var mesela, gözlükle uyuduğumda kırılmasın diye gözümden çekip almış adam var, telefon elimde uyuyakaldığımda komutan gelirse diye telefonu yastığımın altına saklamış adam var orada. Bakıldığı zaman normal şeylerdir muhtemelen bir ben şaşırıyorum yine böyle şeylere. Al, bak, anlatırken özledim amk.

adam – gibi – adam

Peki Tahsin, şimdi nolcak hacı?

Bu benim kendime sorduğum soru. “Asıl askerlik şimdi başlıyo ehi ehi ehi” klişesinin tam üzerindeyim. 17 yıldır patronum var, artık bir patronum olsun istemiyorum. Boşta kaldığımda imza çalışmaktan, karalama yapmaktan kendimi geliştirmişim az da olsa, dersti kurstu artık böyle şeyler için zamanım var, işleri yoluna sokmam lazım artık. İşlerin yolunda gitmeme ihtimalini düşünmek istemiyorum. Artık olumsuz hiçbir şey düşünmek ya da hiçbir dert edinmek istemiyorum. İçime atmak istemiyorum, susmak, pasif kalmak istemiyorum. Ortada bir problem varsa dert edecek tek kişi ben olmak istemiyorum. Ama yine de bi gece yarısı bi parkta ağaç gölgesinde bira şişeli bi hikaye görürseniz instagramımda, yadırgamayın tamam mı, nolur nolmaz.

Yakın zamanda karantinayla ya da başka kişisel konularla alakalı salak salak videolar paylaşabilirim. Xiaomi Mi 9T incelemesi yazabilirim, izlediğim filmlerin incelemesi de gelebilir ama gelmeyebilir de aynı zamanda. Bu belirsizlikten askerde net kurtulurum sanıyodum da hala ufak ufak kendini gösteriyo ya, neyse.

Yine geceyi sabah ettik bi yazı yazayım diye uğraşırken, artık buralardayım. Tekrar görüşmek bana birtakım refah sağlayacaktır, kendinize dikkat edip etmememiz konusunda da akıl verecek değilim koca koca insanlara.

Görüşürüz, eyvalla!

Exit mobile version