17 YORUM

Benden bana 1:30 – 3:30 nöbeti

9 Haziran 20206 dk'da okunur

Peşin peşin söylemek istiyorum, “6 ay ne ki” diyecek ziyaretçim gelmişse eğer sekmeyi kapatabilir, zira henüz ilk paragraftan küfredeyim istemiyorum. Kapatmayanlar hoşgelmiş, ben de hoşgelmişimdir umarım.

Hoşgelip gelmediğimi henüz bilemiyorum çünkü pek gitmiş gibi değilim, gelmiş gibi de sayılmam arafta bi’ dinlenme tesisinde sigara içiyorumdur muhtemelen. Gitmeden evvel diklendim, 6 ay kafa dinleyeyim istiyorum dedim, acemi birliğinde bile İzmir’den yine kurtulamadım diye salvolar attım burada, o söylediklerimin hepsinin çıktısını alıp karşıma çıkıp tek tek yedirebilirsiniz, zorluk çıkartmam. Evime 15 dakika uzaklıkta diye geç gitsem olur gözüyle baktığım acemi birliğimde evrak işleri yetişmedi diye kot pantolon kot ceketle uyudum o soğukta, çarşamba gecesi. Ertesi sabah evraktı, kamuflajdı işleriyle boğuşurken yüzükle ehliyeti kaybettim, akşamına babamla oturduk bu askerliği bu noktada bedelliye dönüştürebiliyor muyuzu konuştuk babamın teklifiydi, o işler öyle olmuyormuş. O yüzden dereyi görmeden paçanıza sövmeyin.

16 günlük acemi askerliğimde tören adım yürüyüş kararı saymaktan ayak tabanında yeni bir organ çıkartmak gibi becerisi var bu askeriyenin. Botu ne kadar ezsen de vuruyor o topuğa usta birliğine geçene kadar. Her sabah önümde bayılan bir adamla 200 kişi aynı konteynır içinde tıraş olmak, haftada 2 defa olmak üzere soyunması yıkanması giyinmesi toplamda 15 dakika(o iki duşun toplamı bu) duş almak, her akşam bölüğün önüne ambulans gelmesi gibi enteresan durumlar yaşandıysa da silinmeye yüz tutmuş hafızamda, rafların üzerine üfleye üfleye getirdim bu satırları.

Asıl curcuna usta birliğindeymiş, o da yine şansıma tüm akrabalarımın tam ortasına, Ankara / Sincan’a çıktı. Acemi birliğinden badim Zafer’le aynı birliğe denk gelmişiz, o önce teslim olmuş arayıp bilgi alayım istedim, öve öve bitiremedi. Nizamiyeden içeriye girdim kapıda Land Rover, usta askerler valizime sarılmış, bölüğe doğru gidiyoruz araç komutanı yine usta asker müzik açmış dinliyoruz. Koğuşa girdim adam valizimi boşaltıp kendi elleriyle yerleştiriyor dolaba. Bölük komutanına Yönetim Bilişim Sistemleri-Terk olduğum bilgisi yerine Elektronik Haberleşme mezunu olduğum bilgisi gittiğinden muhabere kısım komutanı başçavuşa yaver/haberci ilan ettiler beni. İleri düzey Excel sertifikamdan, bilgisayar bilgimden bahsetmiş olmam da kurtarmadı kablo işlerinden, en sonunda kısım komutanının köpeğinin bokuna basıp tüm tabur binasını tam da albayın denetlemeye geldiği saat içerisinde bok kokuttum da kovdu beni yanından. Her şeyin en kötüsüne hazırlamıştım kendimi, bunu bir önceki yazımda da söylemiştim, tuvalet de temizledim, izmarit de topladım, belki haddinden fazla çök-kalk yaptım, gece eğitimi de gördüm, nöbet de tuttum, yerde de süründüm, istikamet de yedim, Land da sürdüm, o kısım komutanı sayesinde yemekhaneye de gittim, bulaşık da yıkadım. Finalinde tabur komutanına haberci ilan edildim. Tüm kıdemsizliğim, alt devreliğim boyunca verdiğim 7 kiloyu haberci olduktan sonra geri aldım, nasıl? Bence harika amk, bikaç aya inşallah, umarım evleneceğim, o kadar derdin arasında bir de kilo vermeye uğraşıcaz, hadi bakalım.

Mart sonuna doğru keyifler yerine geliyor derken korona haberleri yeni yeni çıkmaya başlamıştı, “lan çarşıyı da kilitlerler şindiha” diye düşünürken kasım celbinin askerliğini uzattılar. Haklı olarak söylenmeler başladı, sen mahkumlara af çıkar evlerine dönsünler korona dinlemeyip, terhisi gelmiş askerini 1 ay daha tut. Yani söylentiler bu şekildeydi, evet, söylentiler bu şekildeydi. Askerliğin uzamasıyla ilgili o videoları kim çekti, şuan ne durumdalar gerçekten merak ediyorum, bi’ video için vatan haini ilan edilmeseler bari.

Bir de twitterda yeni gündem olan şu video var. Askere eziyet eden bi’ üst devre, klasik. Muhtemelen her asker denk gelmiştir böyle muameleye. Videoya alınması gündem yaratmış sadece. Bizi de ekmeğe suya muhtaç edeceğini söyleyen bi’ üst devre vardı, terhis olurken helallik alamadı kimseden valizini tek başına taşıdı. Durum şu, komutanlar, askerlerle kendileri uğraşmak istemediklerinden devrecilik/sıracılık uygulatıp hiyerarşiyi diri tutmaya çabalıyorlar. Muhtemelen bu video yüzünden sabah bi’ tabur içtiması alıp arama yapıp önce tüm telefonları toplarlar, sonra videodaki çocukları tespit edip mahkemeye çıkartırlar. Bir sonraki ay böyle bir video daha başka bir üst devreden görürüz. Yapılan kesinlikle doğru değil, sivil hayatında bi’ boku becerememiş herifler askere senden benden daha erken geldi diye egosunu üzerine yığmaya çalışıyor. Sesin iki yükselse tüm askerliğin rahat geçiyor ama, bunu da yaşadık.

Peki bunca marazın insana gerçekten katkısı var mı? Farkında olmadan karakterini değiştiriyor insanın, tahammül seviyesiyle oynuyor, selam vermeyeceğini düşündüğün adamlarla zoraki olarak aynı masayı, aynı ranzayı paylaşıyorsun, paylaşabildiğin düşüncelerin olduğunu çok sonra farkediyorsun. Aynı gece 9 defa üzerimi örtmüş bi’ adam var mesela, gözlükle uyuduğumda kırılmasın diye gözümden çekip almış adam var, telefon elimde uyuyakaldığımda komutan gelirse diye telefonu yastığımın altına saklamış adam var orada. Bakıldığı zaman normal şeylerdir muhtemelen bir ben şaşırıyorum yine böyle şeylere. Al, bak, anlatırken özledim amk.

adam – gibi – adam

Peki Tahsin, şimdi nolcak hacı?

Bu benim kendime sorduğum soru. “Asıl askerlik şimdi başlıyo ehi ehi ehi” klişesinin tam üzerindeyim. 17 yıldır patronum var, artık bir patronum olsun istemiyorum. Müstakbel hanımcığımla ortak paydada işler yapalım, kendi ekmeğimizi kendimiz kazanalım, biraz ticaret yapalım istiyoruz cağnımız Frezyamızdan ve Pikselimizden. Boşta kaldığımda imza çalışmaktan, karalama yapmaktan kendimi geliştirmişim az da olsa, dersti kurstu artık böyle şeyler için zamanım var, işleri yoluna sokmam lazım artık. İşlerin yolunda gitmeme ihtimalini düşünmek istemiyorum. Artık olumsuz hiçbir şey düşünmek ya da hiçbir dert edinmek istemiyorum. İçime atmak istemiyorum, susmak, pasif kalmak istemiyorum. Ortada bir problem varsa dert edecek tek kişi ben olmak istemiyorum. Ama yine de bi gece yarısı bi parkta ağaç gölgesinde bira şişeli bi hikaye görürseniz instagramımda, yadırgamayın tamam mı, nolur nolmaz.

Yakın zamanda karantinayla ya da başka kişisel konularla alakalı salak salak videolar paylaşabilirim. Xiaomi Mi 9T incelemesi yazabilirim, izlediğim filmlerin incelemesi de gelebilir ama gelmeyebilir de aynı zamanda. Bu belirsizlikten askerde net kurtulurum sanıyodum da hala ufak ufak kendini gösteriyo ya, neyse.

Yine geceyi sabah ettik bi yazı yazayım diye uğraşırken, artık buralardayım. Tekrar görüşmek bana birtakım refah sağlayacaktır, kendinize dikkat edip etmememiz konusunda da akıl verecek değilim koca koca insanlara.

Görüşürüz, eyvalla!

 

Yazıyı beğendiyseniz abone olabilirsiniz!

Epostanızı bırakırsanız bu blogdaki her yazı size bildirilecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Timur Demir dedi ki:

Kardeşim benim hoş geldin :-) 5 yıl üniversite okuyup, son sınıfta kafası atıp okulu bırakıp birde üzerine 12 ay askerlik yapan birisi var karşında. Tüm duygularını anlıyorum :-)

Tahsin S. dedi ki:

Hoşbuldum Timur, okuduğun, bilahare anladığın için mutluyum, umarım bundan sonrası kolay olur herkes için :)

adamkarga dedi ki:

Çeneni toplayamamanı seviyorum. Burası senin kişisel blogun ve nadir kalanlardan. Dök, rahatla ne var ne yoksa. Askerliğim senin de sayende kolay geçmişti. Bedelli yaptım belki ama en azından anlattıklarından neyi kastettiğini az çok hissedebilecek ve anlatamadığın daha nice sıkıntıyı tahmin edebilecek bir süreçti. Geçmiş olsun. Umarım en kısa zamanda zihinsel ve bedensel olarak sana olan etkilerinden kurtulur ve yeni hayatına adapte olursun.
Başında bir patron olmadan karı-koca kendi işinizin patronu olmanız çok güzel bir hayal ve umarım başaracaksınız. İkiniz de gayretli ve güzel insanlarsınız. Hayalleriniz hayatınız olsun.
Videolar derken :)) Bir yeni youtube fenomeni mi doğacak burada, tam anlayamadım ama çok güzel olur. Belki yeni şarkılar da olur :) Ne olursa olsun, her şey gönlünce olsun kardeşlik.

Tahsin S. dedi ki:

*Girizgahı becerebildiğim yazıların sonu gelmiyor yemin ederim “daha da yazarsam bitmez bu” diyip uyudum direkt abi :) Olumlu etkilerini üzerimden atmamaya çalışıyorum, umarım kalanından kurtulmakta zorlanmam.
*Bi’ yola girmiş bulunduk, O benden fazla çabalıyor olsun diye.. Umarım güzel dileğin gibi, hayalimiz hayatımız olur :)
*Fenomenlik çok bi durumu yok abi öyle kısa kısa trip videolar, timelapselar vs gibi. Ha bakarsın bi şarkı gelir, o da olabilir mukadderat bak buraya ne yazıldıysa o :)
Her şey için teşekkürler abi, eyvallah :)

Peren dedi ki:

Hoşgeldin Tahsiinnn :)) iyisiyle kötüsüyle sağlıcakla atlatmışsın askerlik maceranı. Hayırlı uğurlu olsun, bundan sonra dilerim müstakbel eşin ile istediğiniz tarzda, mutlu olabileceğiniz işler yapar hayatınızı yoluna koyarsınız :)

Tahsin S. dedi ki:

Hoşbuldum Peren :) çok teşekkür ederim O’nun adına da, çabalıyoruz, umarım güzel sonuçlanır :)

ilNeminis dedi ki:

Ne zaman evleniyosun?

Tahsin S. dedi ki:

Eee çocuk ne zaman?

Oktay dedi ki:

Kimleri kimleri görüyoruz :) Özlemişim böyle blog yazıları okumayı, eline sağlık. Hoş geldin bu arada. Peşinden ben geliyorum, düğün salonunu tuttum, tecilimi bozdurdum aynı ortak konulara sahibiz diyebilirim fakat askerlikten şu kadar sene uzak kaldım -ki sevmiyorum da bu sistemi- yine bir yazıyı okuduktan sonra gitmeme isteğim doğdu. :)

Tahsin S. dedi ki:

Hoşbuldum Oktay :) Hayırlı olsun sosyal mesafeli düğünlerden olmak zorunda kalmaz umarım. Acemi birliği hariç işkence gibi geçecek yalnızca 1 ayın var, sonrasında askerliğin keyfini sürmeye başlarsın hacım, şahsen bana bahsettiğim 1 ay sonrası psikolojik anlamda tatil gibi geldi -özlemeler hariç- :)

Gürkan dedi ki:

En büyük asker bizim asker… :) Hoş geldin!

Tahsin S. dedi ki:

Teşekkürler efenim, hoşbuldum :)

Berkay Taş dedi ki:

Abi beni biliyon ne yazsan seve seve okurum. Senelerdir kalemine bakar elim. Yani ben blog yazmaya 11 yaşımda başladıysam senin yazılarını yaza yaza öğrendim. Haberin olmasa da ustam sayılırsın bir yerde. Tam geleceğe dair şeyleri düşünürken kafam askerliğe gitmişti. Ulan ne olur nasıl yaparız neler yaşanır derken bunu yazdığını görmek bambaşka oldu. Yazdığın birçok konuda bir fikrim oldu. Yeri geldi öğrendim baka baka. Eklediğim de oldu kendimden elbette. Ama bu deneyim ne yaşadığım ne de gördüğüm bir deneyim. Evlilik müjdeni bekliyordum zaten. Allah gönlünüze göre bir hayat, evlilik ve gelir kapısı nasip etsin. Bana da askerliği yere göğe sığdıramayan patatesçi rambolardan başka bir bakış açısı verdiğin işin teşekkür ederim. Yanlış anlaşılmasın vatan görevidir askerlik bahsettiğim sadece gerçek tecrübeler anlatılmadığıydı. Yakın zamanda (ki bu süreç senin için en erken 3 ay ama olsun) kaleminden daha farklı şeyler okumak dileğiyle abim kendine dikkat et.

Berkay Taş dedi ki:

Ha bir de, hoşgeldin gözün aydın geçmiş olsun abicim 😂

Tahsin S. dedi ki:

Farkında olmadan bi faydam dokunduysa (nasıl oldu hayret aq) nemutlu bana Berkay, eminim sen de gitsen çok farklı deneyimlerle geri dönersin. Diğer konulara dileklerin için de teşekkür ederim, sağolasın kardeşim benim :) Görüşmek üzere.

ömer sancak dedi ki:

Bizler Şehirler arası Nakliyat Yapanlar bir firmayız. Bu şekilde güzel paylaşımlarınız için çok teşekkür ediyoruz. Elinize emeğinize sağlık. Uğraş vererek güzel makale yazmışsınız. Bilgileriniz için teşekkür ederiz.

Tahsin S. dedi ki:

Abi linkini koysaydın bari, eksik reklam oldu bu, estağfurullah ben teşekkür ederim